âşikâre


âşikâre
(F.)
[ ﻩرﺎﮑﺵﺁ ]
açık, belli.

Osmanli Türkçesİ sözlüğü . 2015.

Look at other dictionaries:

  • aşikâre — zf., Far. āşikāre Açıkça, belli ederek, saklamadan Kötülüğün aşikâre yapıldığını hiç gördün mü Ali ağa? S. F. Abasıyanık …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • DUHAN-I MÜBİN — Aşikâre duman. (Bu duhan hakkında iki tefsir rivayet olunmaktadır. Birisi: İbn i Mesud Hazretlerinden mervi olduğuna göre; şiddetli açlık ve kaht seneleridir. Çünkü çok aç olan kimseye, gerek gözlerinin za fından ve gerek çok kuraklık ve kahtlık… …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FÜŞV — Aşikâre ve zâhir olmak. Görünmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MECHURİYE — Aşikâre olunmuş, açıklanmış, meydana konulmu …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • TECAHÜR — Aşikâre olmak, açık ve belli olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • BET' — Boynu uzun olmak. * Aşikâre ve zâhir olmak. Açık ve görünür olmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • DER-KÂR — f. Mâlum, âşikâre olan. * İçinde olan. İçte bulunan …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • HITAB — Sözü âşikâre ve yüzüne söylemek. * Seninle gayrin arasında olan kelâm …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MUAYENE — Zâhir ve âşikâre olmak, görünmek, belli olmak. * Gözden geçirme, yoklama, kontrol etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • MÜTECAHİR — Yüksek sesle söyleyen. * Gizlemeyen. Aşikâre yapan. Açıktan günah işleyen …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük